Анто́н Па́влович Че́хов роди́лся в 1860 году́ в ю́жном го́роде Таганро́ге, в большо́й и небога́той семье́. Он был тре́тьим ребёнком у Па́вла Че́хова, ме́лкого торго́вца, челове́ка стро́гого и трудолюби́вого. Дед бу́дущего писа́теля был крестья́нином, поэ́тому Че́хов хорошо́ знал, как тру́дно просто́му челове́ку подня́ться вы́ше своего́ положе́ния. Поздне́е он ча́сто говори́л, что всё лу́чшее в себе́ челове́к до́лжен создава́ть сам, ежедне́вной рабо́той, терпе́нием и че́стным отноше́нием к жи́зни, а не ждать пода́рков от судьбы́ и́ли по́мощи слу́чая.
Anton Pavloviç Çehov 1860 yılında güneydeki Taganrog şehrinde, büyük ve varlıklı olmayan bir ailede doğdu. O, küçük bir tüccar, sert ve çalışkan bir insan olan Pavel Çehov’un üçüncü çocuğuydu. Gelecekteki yazarın dedesi köylüydü, bu yüzden Çehov sıradan bir insanın kendi durumunun üstüne yükselmesinin ne kadar zor olduğunu iyi biliyordu. Daha sonra sık sık, insanın kendindeki en iyi şeylerin hepsini kendisinin yaratması gerektiğini, bunu günlük çalışma, sabır ve hayata karşı dürüst bir tutumla yapması gerektiğini, kaderden hediyeler ya da tesadüften yardım beklememesi gerektiğini söylerdi.
В 1879 году́ Че́хов прие́хал в Москву́ и поступи́л на медици́нский факульте́т Моско́вского университе́та. Че́рез пять лет он получи́л дипло́м врача́. Но ещё во вре́мя учёбы он на́чал печа́тать коро́ткие юмористи́ческие расска́зы в журна́лах. Ему́ ну́жно бы́ло помога́ть семье́, и он писа́л мно́го, бы́стро, почти́ ка́ждый день, ча́сто но́чью по́сле заня́тий. Э́ти пе́рвые расска́зы бы́ли смешны́ми, лёгкими, иногда́ почти́ шу́тками, но у́же в них чу́вствовались наблюда́тельность, то́чность и интере́с к са́мым ра́зным лю́дям.
1879 yılında Çehov Moskova’ya geldi ve Moskova Üniversitesi’nin tıp fakültesine girdi. Beş yıl sonra doktor diploması aldı. Ama daha öğrenciliği sırasında dergilerde kısa mizahi hikâyeler yayımlamaya başladı. Ailesine yardım etmesi gerekiyordu, bu yüzden çok, hızlı, neredeyse her gün, çoğu zaman derslerden sonra gece yazıyordu. Bu ilk hikâyeler komik, hafif, bazen neredeyse şaka gibiydi, ama daha o zamanlarda bile onlarda gözlem gücü, kesinlik ve çok farklı insanlara ilgi hissediliyordu.
Сего́дня Че́хов изве́стен во всём ми́ре как оди́н из вели́ких ру́сских писа́телей. Его́ кни́ги есть почти́ в ка́ждой библиоте́ке, а его́ пье́сы иду́т в теа́трах ра́зных стран. Но да́же е́сли бы он не стал знамени́тым а́втором, он оста́лся бы в па́мяти люде́й как ре́дкий челове́к. Он мно́го сде́лал не то́лько для литерату́ры, но и для больны́х, бе́дных, голода́ющих, для дете́й и крестья́н, ря́дом с кото́рыми жил и кото́рым помога́л без гро́мких слов и краси́вых обеща́ний.
Bugün Çehov bütün dünyada büyük Rus yazarlarından biri olarak tanınır. Kitapları neredeyse her kütüphanede vardır, oyunları ise farklı ülkelerin tiyatrolarında sahnelenir. Ama ünlü bir yazar olmasaydı bile, insanların hafızasında ender bir insan olarak kalırdı. O yalnızca edebiyat için değil, hastalar, yoksullar, açlar, çocuklar ve köylüler için de çok şey yaptı; onların yanında yaşadı ve onlara yüksek sözler ve güzel vaatler olmadan yardım etti.
Одно́й из гла́вных черт Че́хова бы́ло огро́мное трудолю́бие. Он уме́л рабо́тать споко́йно, до́лго и упо́рно. В молоды́е го́ды он сочиня́л деся́тки расска́зов, и де́лал э́то свобо́дно, без ли́шних разгово́ров о тала́нте. В Москве́ он познако́мился с ра́зными людьми́: чино́вниками, арти́стами, писа́телями, худо́жниками, студе́нтами, мона́хами, купца́ми. Поздне́е мно́гие из них, изменённые воображе́нием а́втора, ста́ли геро́ями его́ ра́нних произведе́ний, потому́ что Че́хов уме́л ви́деть хара́ктер в ма́ленькой подро́бности, случа́йной фра́зе и́ли же́сте. Он не про́сто приду́мывал сюже́ты, а как бу́дто собира́л живо́й материа́л вокру́г себя́.
Çehov’un başlıca özelliklerinden biri büyük bir çalışkanlıktı. O sakin, uzun süre ve inatla çalışmayı bilirdi. Gençlik yıllarında onlarca hikâye yazardı, bunu da yetenek hakkında gereksiz konuşmalar yapmadan, özgürce yapardı. Moskova’da farklı insanlarla tanıştı: memurlar, oyuncular, yazarlar, ressamlar, öğrenciler, keşişler, tüccarlar. Daha sonra onların birçoğu, yazarın hayal gücüyle değiştirilmiş olarak, onun erken dönem eserlerinin kahramanları oldu, çünkü Çehov küçük bir ayrıntıda, rastlantısal bir cümlede ya da harekette karakter görmeyi bilirdi. O sadece olay örgüleri uydurmuyor, sanki çevresinde canlı malzeme topluyordu.
Тру́дно пове́рить, что оди́н челове́к мог так внима́тельно запо́мнить ли́ца, голоса́, привы́чки, оде́жду, смешны́е и гру́стные сто́роны чужо́й жи́зни. В его́ расска́зах появля́ются полице́йские, учителя́, врачи́, повара́, солда́ты, поме́щики, купцы́, де́ти и старики́. Е́сли бы все э́ти геро́и вдруг вы́шли на у́лицы Москвы́, они́ запо́лнили бы це́лые пло́щади. По расска́зам Че́хова мо́жно изуча́ть ру́сскую жизнь конца́ девятна́дцатого ве́ка: её бе́дность, разгово́ры, стра́хи, наде́жды, смешны́е сла́бости, гру́бость и ти́хие страда́ния. Поэ́тому его́ ма́ленькие расска́зы ка́жутся широ́кими карти́нами це́лой эпо́хи.
Bir insanın yüzleri, sesleri, alışkanlıkları, kıyafetleri, başkasının hayatının komik ve hüzünlü yanlarını bu kadar dikkatle hatırlayabildiğine inanmak zordur. Onun hikâyelerinde polisler, öğretmenler, doktorlar, aşçılar, askerler, toprak sahipleri, tüccarlar, çocuklar ve yaşlılar görünür. Eğer bütün bu kahramanlar birden Moskova sokaklarına çıksaydı, bütün meydanları doldururlardı. Çehov’un hikâyelerinden on dokuzuncu yüzyıl sonundaki Rus yaşamı incelenebilir: onun yoksulluğu, konuşmaları, korkuları, umutları, komik zayıflıkları, kabalığı ve sessiz acıları. Bu yüzden onun küçük hikâyeleri bütün bir dönemin geniş tabloları gibi görünür.
Одна́ко Че́хов был не то́лько писа́телем. Он мно́го лет рабо́тал врачо́м и ча́сто лечи́л люде́й беспла́тно. В дере́вне Ме́лихово под Москво́й к нему́ приходи́ли крестья́не из ра́зных мест. Во вре́мя холе́рной опа́сности он отвеча́л за деся́тки дереве́нь, принима́л больны́х, раздава́л лека́рства и дава́л сове́ты. Кро́ме того́, он помога́л голода́ющим, стро́ил шко́лы, подде́рживал библиоте́ку в Таганро́ге, сажа́л дере́вья и устра́ивал сады́, счита́я таку́ю рабо́ту обы́чным до́лгом образо́ванного челове́ка пе́ред наро́дом. Для него́ э́то бы́ло не по́двигом, а есте́ственной обя́занностью со́вести.
Ancak Çehov yalnızca yazar değildi. Uzun yıllar doktor olarak çalıştı ve çoğu zaman insanları ücretsiz tedavi etti. Moskova yakınlarındaki Melihovo köyünde ona farklı yerlerden köylüler gelirdi. Kolera tehlikesi sırasında onlarca köyden sorumluydu, hastaları kabul eder, ilaç dağıtır ve öğüt verirdi. Ayrıca açlara yardım eder, okullar yaptırır, Taganrog’daki kütüphaneyi destekler, ağaçlar diker ve bahçeler düzenlerdi; böyle bir işi eğitimli bir insanın halk karşısındaki sıradan görevi sayardı. Onun için bu bir kahramanlık değil, vicdanın doğal bir yükümlülüğüydü.
Ещё одна́ ва́жная черта́ Че́хова — его́ дружелю́бие и гостеприи́мство. Ему́ нра́вилось быть среди́ люде́й, слу́шать разгово́ры, шути́ть, наблюда́ть. Хотя́ он зараба́тывал тяжёлым трудо́м и до́лжен был помога́ть роди́телям, бра́тьям и сестре́, в его́ до́ме всегда́ находи́лось ме́сто для госте́й. В Ме́лихове неде́лями жи́ли друзья́, врачи́, писа́тели, ро́дственники, знако́мые и да́же почти́ случа́йные лю́ди. Иногда́ го́сти меша́ли ему́ рабо́тать, но он всё равно́ ра́довался их прису́тствию и сохраня́л любо́вь к многолю́дству до конца́ жи́зни. Дом жил шу́мно, но тепло́ и свобо́дно.
Çehov’un bir başka önemli özelliği onun dost canlılığı ve misafirperverliğiydi. İnsanların arasında olmayı, konuşmaları dinlemeyi, şaka yapmayı, gözlemlemeyi severdi. Ağır emekle para kazanmasına ve anne babasına, erkek kardeşlerine ve kız kardeşine yardım etmek zorunda olmasına rağmen, evinde misafirler için her zaman yer bulunurdu. Melihovo’da arkadaşlar, doktorlar, yazarlar, akrabalar, tanıdıklar ve hatta neredeyse rastlantı sonucu gelen insanlar haftalarca yaşardı. Bazen misafirler onun çalışmasına engel olurdu, ama yine de onların varlığına sevinir ve kalabalığı sevme duygusunu hayatının sonuna kadar korurdu. Ev gürültülü, ama sıcak ve özgür bir şekilde yaşardı.
При э́том Че́хов был тяжело́ бо́лен. У него́ была́ чахо́тка, но до́лгое вре́мя он стара́лся жить акти́вно, мно́го е́здил, лечи́л, писа́л и принима́л люде́й. Он был высо́ким, худы́м, подви́жным, со све́тлыми весёлыми глаза́ми. В нём бы́ло мно́го эне́ргии, а весе́лье бу́дто появля́лось само́ собо́й. Но в его́ гру́сти то́же чу́вствовалась си́ла. В по́здних пье́сах у́же ме́ньше лёгкого сме́ха: в них звуча́т боль, уста́лость, беззащи́тность жи́зни и жа́лость к челове́ку, кото́рый мечта́ет о лу́чшем. Да́же боле́знь не уничто́жила его́ спосо́бности сочу́вствовать и рабо́тать.
Bununla birlikte Çehov ağır hastaydı. Veremi vardı, ama uzun süre aktif yaşamaya çalıştı, çok seyahat etti, tedavi etti, yazdı ve insanları kabul etti. Uzun boylu, zayıf, hareketliydi, açık renkli neşeli gözleri vardı. Onda çok enerji vardı, neşe ise sanki kendiliğinden ortaya çıkardı. Ama onun hüznünde de güç hissedilirdi. Geç dönem oyunlarında artık hafif kahkaha daha azdır: onlarda acı, yorgunluk, hayatın savunmasızlığı ve daha iyisini hayal eden insana duyulan merhamet duyulur. Hastalık bile onun acıma ve çalışma yeteneğini yok etmedi.
Че́хов хоте́л, что́бы лю́ди уважа́ли себя́ и други́х. Он сам никогда́ не унижа́л челове́ка и не люби́л унижа́ться. Мя́гкий, до́брый и терпели́вый, он был о́чень строг к себе́. Сла́ва не сде́лала его́ го́рдым; наоборо́т, его́ жизнь ста́ла уро́ком скро́мности и вну́тренней свобо́ды. Он ве́рил, что челове́к мо́жет измени́ть себя́, очи́стить ду́шу и стать лу́чше. Поэ́тому в па́мяти чита́телей Че́хов остаётся не то́лько вели́ким писа́телем, но и настоя́щим ру́сским интеллиге́нтом, отве́тственным за себя́ и люде́й вокру́г.
Çehov insanların kendilerine ve başkalarına saygı duymasını istiyordu. Kendisi hiçbir zaman bir insanı aşağılamadı ve aşağılanmayı sevmedi. Yumuşak, iyi ve sabırlıydı, ama kendisine karşı çok katıydı. Şöhret onu gururlu yapmadı; tam tersine, hayatı alçakgönüllülük ve iç özgürlük dersi oldu. İnsanın kendisini değiştirebileceğine, ruhunu temizleyebileceğine ve daha iyi olabileceğine inanıyordu. Bu yüzden okurların hafızasında Çehov yalnızca büyük bir yazar olarak değil, aynı zamanda kendisinden ve çevresindeki insanlardan sorumlu gerçek bir Rus aydını olarak kalır.






