Михаи́л Васи́льевич Ломоно́сов был пе́рвым вели́ким ру́сским учёным. Он роди́лся в 1711 году́ на се́вере Росси́и, в небольшо́й дере́вне у Бе́лого мо́ря. Его́ оте́ц был рыбако́м и ча́сто уходи́л в мо́ре на рабо́ту. Мать умерла́ ра́но, когда́ Михаи́лу бы́ло де́вять лет, поэ́тому де́тство бы́ло тру́дным. С ра́нних лет он помога́л отцу́, мно́го рабо́тал и привы́к к хо́лоду, уста́лости и просто́й дереве́нской жи́зни. Поздне́е э́та си́ла хара́ктера помога́ла ему́ в учёбе и нау́чной рабо́те.
Mihail Vasilyeviç Lomonosov ilk büyük Rus bilim insanıydı. O, 1711 yılında Rusya’nın kuzeyinde, Beyaz Deniz’in yanında küçük bir köyde doğdu. Babası balıkçıydı ve sık sık çalışmak için denize giderdi. Annesi erken öldü, Mihail dokuz yaşındayken, bu yüzden çocukluğu zordu. İlk yıllardan itibaren babasına yardım etti, çok çalıştı ve soğuğa, yorgunluğa ve basit köy yaşamına alıştı. Daha sonra bu karakter gücü ona öğrenimde ve bilimsel çalışmada yardım etti.
С де́тства Михаи́л о́чень хоте́л учи́ться и узнава́ть но́вое. Но в его́ дере́вне не бы́ло хоро́шей шко́лы, а де́тям рыбако́в и крестья́н бы́ло тру́дно получи́ть образова́ние. Он сам учи́лся чита́ть и писа́ть, когда́ появля́лась така́я возмо́жность. Оди́н сосе́д дал ему́ кни́ги по грамма́тике и арифме́тике. Э́ти кни́ги ста́ли для него́ настоя́щим бога́тством. Михаи́л чита́л их мно́го раз и по́нял, что зна́ния мо́гут откры́ть пе́ред ним другу́ю жизнь. С э́того вре́мени он на́чал мечта́ть о серьёзной учёбе.
Çocukluktan beri Mihail okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi çok istiyordu. Ama onun köyünde iyi bir okul yoktu, balıkçıların ve köylülerin çocuklarının eğitim alması ise zordu. Böyle bir imkân ortaya çıktığında, kendisi okumayı ve yazmayı öğrendi. Bir komşu ona gramer ve aritmetik kitapları verdi. Bu kitaplar onun için gerçek bir zenginlik oldu. Mihail onları birçok kez okudu ve bilginin onun önünde başka bir hayat açabileceğini anladı. Bu zamandan itibaren ciddi bir öğrenimin hayalini kurmaya başladı.
Когда́ Ломоно́сову испо́лнилось девятна́дцать лет, он реши́л уе́хать в Москву́, что́бы продолжа́ть учёбу. Его́ оте́ц не одобря́л э́то реше́ние. Он хоте́л, что́бы сын оста́лся до́ма, стал рыбако́м, жени́лся и жил так же, как мно́гие лю́ди в дере́вне. Но Михаи́л мечта́л о нау́ке и понима́л, что в дере́вне он не смо́жет учи́ться да́льше. Поэ́тому он та́йно ушёл из до́ма и отпра́вился в да́льнюю доро́гу. Э́то реше́ние измени́ло всю его́ жизнь. Он не знал, что ждёт его́ впереди́, но был гото́в идти́ до конца́.
Lomonosov on dokuz yaşına geldiğinde, öğrenimine devam etmek için Moskova’ya gitmeye karar verdi. Babası bu kararı onaylamadı. O, oğlunun evde kalmasını, balıkçı olmasını, evlenmesini ve köydeki birçok insan gibi yaşamasını istiyordu. Ama Mihail bilimin hayalini kuruyordu ve köyde daha fazla okuyamayacağını anlıyordu. Bu yüzden gizlice evden ayrıldı ve uzak bir yola çıktı. Bu karar onun bütün hayatını değiştirdi. Önünde onu neyin beklediğini bilmiyordu, ama sonuna kadar gitmeye hazırdı.
Э́то бы́ло зимо́й, и путь до Москвы́ был о́чень тяжёлым. У Ломоно́сова почти́ не бы́ло де́нег, еды́ и тёплой оде́жды. Он шёл пешко́м вме́сте с рыбака́ми, кото́рые везли́ ры́бу с Бе́лого мо́ря в столи́цу. До́рога продолжа́лась бо́льше ме́сяца. Михаи́л терпе́л хо́лод, го́лод и уста́лость, но не возвраща́лся наза́д. Его́ жела́ние учи́ться бы́ло сильне́е стра́ха и тру́дностей, кото́рые встреча́лись ему́ на пути́. Он ве́рил, что в Москве́ смо́жет нача́ть но́вую жизнь. Ка́ждый день тре́бовал си́лы, терпе́ния и наде́жды.
Bu kışın oldu, ve Moskova’ya kadar olan yol çok ağırdı. Lomonosov’un neredeyse hiç parası, yiyeceği ve sıcak giysisi yoktu. Beyaz Deniz’den başkente balık götüren balıkçılarla birlikte yaya yürüyordu. Yol bir aydan fazla sürdü. Mihail soğuğa, açlığa ve yorgunluğa dayandı, ama geri dönmedi. Okuma isteği, yolda karşılaştığı korkudan ve zorluklardan daha güçlüydü. Moskova’da yeni bir hayata başlayabileceğine inanıyordu. Her gün güç, sabır ve umut gerektiriyordu.
В Москве́ Ломоно́сов поступи́л в Славя́но-гре́ко-лати́нскую акаде́мию. Он скрыл, что был сы́ном рыбака́, потому́ что э́то могло́ помеша́ть ему́ стать ученико́м. В девятна́дцать лет он на́чал учи́ться в пе́рвом кла́ссе вме́сте с ма́ленькими ма́льчиками. Не́которые ученики́ смея́лись над ним из-за во́зраста и бе́дной оде́жды. Жизнь в акаде́мии была́ нелёгкой: Михаи́л ча́сто голода́л и жил о́чень скро́мно, но продолжа́л усе́рдно занима́ться. Он не стыди́лся тру́дностей и ду́мал то́лько об учёбе. Да́же бе́дность не смогла́ останови́ть его́ стремле́ние к зна́ниям.
Moskova’da Lomonosov Slav-Yunan-Latin Akademisine girdi. Balıkçının oğlu olduğunu gizledi, çünkü bu onun öğrenci olmasına engel olabilirdi. On dokuz yaşında küçük erkek çocuklarla birlikte birinci sınıfta okumaya başladı. Bazı öğrenciler yaşı ve fakir giysileri yüzünden ona gülüyordu. Akademide yaşam kolay değildi: Mihail sık sık aç kalıyordu ve çok mütevazı yaşıyordu, ama çalışkanlıkla okumaya devam ediyordu. Zorluklardan utanmıyordu ve yalnızca öğrenimi düşünüyordu. Yoksulluk bile onun bilgiye olan çabasını durduramadı.
Ломоно́сов учи́лся о́чень бы́стро и пока́зывал больши́е спосо́бности. У него́ была́ хоро́шая па́мять, си́льный хара́ктер и огро́мное терпе́ние. За оди́н год он прошёл програ́мму не́скольких кла́ссов, а че́рез три го́да око́нчил акаде́мию. По́сле э́того он продолжа́л образова́ние в Ки́еве и Петербу́рге. Осо́бенно его́ интересова́ли хи́мия, матема́тика, фи́зика и астроно́мия. Он хоте́л понима́ть, как устро́ен мир, и поэ́тому не жале́л сил на учёбу. Учителя́ ви́дели его́ тала́нт и уважа́ли его́ трудолю́бие. Он ча́сто занима́лся бо́льше други́х ученико́в и бы́стро догоня́л програ́мму.
Lomonosov çok hızlı okudu ve büyük yetenekler gösterdi. İyi bir hafızası, güçlü bir karakteri ve çok büyük bir sabrı vardı. Bir yılda birkaç sınıfın programını tamamladı, üç yıl sonra ise akademiyi bitirdi. Bundan sonra eğitimine Kiev’de ve Petersburg’da devam etti. Özellikle kimya, matematik, fizik ve astronomi ilgisini çekiyordu. Dünyanın nasıl düzenlendiğini anlamak istiyordu, bu yüzden öğrenim için gücünü esirgemiyordu. Öğretmenler onun yeteneğini görüyor ve çalışkanlığına saygı duyuyordu. Sık sık diğer öğrencilerden daha fazla çalışıyor ve programı hızlıca yakalıyordu.
В 1736 году́ Ломоно́сова вме́сте с други́ми лу́чшими студе́нтами отпра́вили учи́ться в Герма́нию. В то вре́мя в Росси́и ещё не бы́ло университе́тов тако́го у́ровня, поэ́тому тала́нтливых молоды́х люде́й посыла́ли за грани́цу. В Герма́нии Михаи́л изуча́л фи́зику, хи́мию, меха́нику, го́рное де́ло и иностра́нные языки́. Он мно́го чита́л, наблюда́л о́пыты и рабо́тал с учёными. Че́рез не́сколько лет он верну́лся в Росси́ю и на́чал служи́ть в Акаде́мии нау́к. Там он смог применя́ть зна́ния на пра́ктике. Э́тот о́пыт сде́лал его́ настоя́щим европе́йски образо́ванным специали́стом.
1736 yılında Lomonosov, diğer en iyi öğrencilerle birlikte Almanya’da okumaya gönderildi. O zamanda Rusya’da henüz böyle seviyede üniversiteler yoktu, bu yüzden yetenekli genç insanlar yurt dışına gönderiliyordu. Almanya’da Mihail fizik, kimya, mekanik, madencilik ve yabancı diller okudu. Çok okudu, deneyleri gözlemledi ve bilim insanlarıyla çalıştı. Birkaç yıl sonra Rusya’ya döndü ve Bilimler Akademisinde hizmet etmeye başladı. Orada bilgileri pratikte uygulayabildi. Bu deneyim onu gerçekten Avrupa eğitimi almış bir uzman yaptı.
Ломоно́сов занима́лся мно́гими нау́ками, потому́ что его́ интере́сы бы́ли о́чень широ́кими. Он был хи́миком, фи́зиком, матема́тиком, астроно́мом, гео́логом, исто́риком и фило́логом. Он сде́лал ва́жные откры́тия в хи́мии и фи́зике, занима́лся астроно́мией, геогра́фией, го́рным де́лом и морепла́ванием. Ломоно́сов со́здал пе́рвую в Росси́и хими́ческую лаборато́рию и сам проводи́л о́пыты. В Акаде́мии нау́к он стал пе́рвым ру́сским учёным-акаде́миком и мно́го сде́лал для разви́тия росси́йской нау́ки. Его́ рабо́та показа́ла, что ру́сская нау́ка мо́жет быть си́льной. Мно́гие совреме́нники удивля́лись его́ эне́ргии, зна́ниям и сме́лым иде́ям.
Lomonosov birçok bilimle uğraşıyordu, çünkü ilgi alanları çok genişti. O kimyager, fizikçi, matematikçi, astronom, jeolog, tarihçi ve filologdu. Kimya ve fizikte önemli keşifler yaptı, astronomi, coğrafya, madencilik ve denizcilikle uğraştı. Lomonosov Rusya’daki ilk kimya laboratuvarını kurdu ve deneyleri kendisi yaptı. Bilimler Akademisinde ilk Rus bilim insanı-akademisyen oldu ve Rus biliminin gelişmesi için çok şey yaptı. Onun çalışması Rus biliminin güçlü olabileceğini gösterdi. Birçok çağdaşı onun enerjisine, bilgisine ve cesur fikirlerine şaşıyordu.
Ломоно́сов был не то́лько учёным, но и писа́телем, поэ́том и перево́дчиком. Он писа́л стихи́ и поэ́мы, знал не́сколько иностра́нных языко́в и рабо́тал над ру́сским литерату́рным языко́м. Он со́здал ва́жную грамма́тику ру́сского языка́ и помо́г развива́ть образова́ние в стране́. Ломоно́сов хоте́л, что́бы в Росси́и бы́ло бо́льше учёных и школ. В 1755 году́ он помо́г основа́ть Моско́вский университе́т, кото́рый сего́дня но́сит его́ и́мя. Поэ́тому его́ по́мнят как челове́ка, кото́рый служи́л нау́ке и Росси́и. Его́ жизнь ста́ла приме́ром того́, как образова́ние меня́ет судьбу́ челове́ка.
Lomonosov yalnızca bilim insanı değil, aynı zamanda yazar, şair ve çevirmendi. Şiirler ve poemalar yazıyordu, birkaç yabancı dil biliyordu ve Rus edebi dili üzerinde çalışıyordu. Rus dilinin önemli bir gramerini oluşturdu ve ülkede eğitimin gelişmesine yardım etti. Lomonosov Rusya’da daha çok bilim insanı ve okul olmasını istiyordu. 1755 yılında bugün onun adını taşıyan Moskova Üniversitesinin kurulmasına yardım etti. Bu yüzden onu bilime ve Rusya’ya hizmet etmiş bir insan olarak hatırlarlar. Onun hayatı eğitimin bir insanın kaderini nasıl değiştirdiğinin örneği oldu.






