переда́ча
isimdişilcansız
Anlamlar
- yayınтрансляция
- iletim, iletişimпереход объекта
- teslim, teslim etmeпереход объекта
- aktarma, şanzımanтрансмиссия
- dişli, şanzımanтрансмиссия
- dişli sistemi, aktarmaтрансмиссия
- devir, teslimпереход объекта
- paket, gönderiпереходящий объект
- geçiş, devirпереход объекта
- yayın, aktarımтрансляция
- yayın, televizyon yayınıтрансляция
- devir, aktarımпереход объекта
- aktarma, devir
- şanzıman, aktarmaтрансмиссия
- aktarım, iletimпереход объекта
- yayın, program, aktarım
İsim çekimi
| Hâl | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın hâl | переда́ча | переда́чи |
| İyelik hâli | переда́чи | переда́ч |
| Yönelme hâli | переда́че | переда́чам |
| Belirtme hâli | переда́чу | переда́чи |
| Araç hâli | переда́чей, переда́чею | переда́чами |
| Bulunma hâli | переда́че | переда́чах |
İlgili kelimeler
дава́тьvermekдатьvermekда́нныйverilen, söz konusu; verilen, mevcutда́чаpay, istihkak; yazlık, köşkподава́тьvermek, sunmak, beslemek, sağlamakудава́тьсяbaşarıyla sonuçlanmak, iyi gitmek; becermek, halletmekперехо́дgeçiş, yaya geçidi; geçiş, geçitпродава́тьsatmak; satmakвыдава́тьele vermekзадава́тьsormak, yöneltmek; vermek, ayarlamak, belirlemekпередава́тьaktarmak; bildirmekуда́чаşans, talih; şans, başarı, talihизда́ниеbaskı, neşriyat; eser, yayınсдава́тьteslim etmekизда́тельствоyayıneviпридава́тьeklemek, katmak, ilave etmek; atfetmek, bağlamak, yüklemekпродаве́цsatıcı; satıcı, tezgâhtarизда́тьçıkarmak, yaymak; yayımlamak, çıkarmakуда́чныйşanslı, hayırlı; şanslı, iyiсда́чаpara üstü; teslim etme, bagaj teslimiиздава́тьyayımlamak, basmak; yaymak, çıkarmakпреда́тьihanet etmek, satmak; teslim etmek, eline vermekпродавщи́цаsatıcı, tezgâhtar; satıcı, tezgâhtar, mağaza görevlisiпреподава́тьders vermek, öğretmek; ders vermek, okutmak, anlatmakпо́дданныйtebaa, hükümdarın uyruğuизда́тельeditör; yayımcıпода́чаatış, top atma; sunum, aktarımраздава́тьdağıtmak, dağıtıp vermek, paylamak, vermekвы́дачаteslim noktası, dağıtım yeri, çıkış noktası; toplama yeri, toplama noktasıданьvergi, hürmet, saygı, adakпереда́тчикvericiпредава́тьihanet etmekотда́чаverimlilik, etkinlik, fayda; geri tepme, silah tepmesiиздава́тьсяyayımlanmak, yayınlanmakразда́чаdağıtma; dağıtımпрода́жныйrüşvetçi, yozlaşmış, yoz; satılık, ticariизда́тельскийyayıneviперено́сtaşıma, aktarma; taşıma, hece bölme, tireтрансля́цияyayın, aktarım, uzaktan iletim, radyo yayını; yayın, aktarım, iletim, nakilда́нностьvar olan, kabul edilen, olgu; gerçek, olgu, durumподдава́тьgaz vermek, hızlanmak, vurmak, tekmelemekтрансми́ссияaktarım, iletim, bulaşma; iletim, aktarım, yayılımпереизда́ниеyeniden basım, baskı, neşirвоздава́тьödüllendirmek, karşılık vermek, karşılığını ödemek; sunmak, yerine getirmek, yerine koymakзада́чникproblem kitabı, alıştırmalar kitabıнаддава́тьeklemek, artırmak, güçlendirmek, katmakнедодава́тьeksik vermek, az teslim etmek, eksik göndermek, yetersiz vermekпереиздава́тьyeniden basmakпода́тельsunucu, başvuran, taşıyıcı, vericiизда́тьсяyayımlanmak, basılmak, çıkmakдава́льщикhammadde tedarikçisi, hammadde sağlayıcısı, hammadde veren müşteriда́нноеveri, verilen, datum, veri noktasıподда́чаservis, pas, vuruş, servis vuruşuда́тельныйyönelme hâline ait, datifзадачныйвда́тьсяkendini adamak, kendini vermek, dalmak; dışarı fırlamak, öne çıkmak, dışarı çıkarmakнаподдава́тьvurmak, yumruk atmak, tokatlamak, darbe vurmakпересдава́тьtekrar sınavına girmek, tekrar dağıtmak, yeniden dağıtmakдано́verilmiş, yetenekli, doğuştan gelen, verilen

