продаве́ц
isimerilcanlı
Anlamlar
- satıcıтот, кто продаёт, занимается продажей, торговлей
- satıcı, tezgâhtar
İsim çekimi
| Hâl | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın hâl | продаве́ц | продавцы́ |
| İyelik hâli | продавца́ | продавцо́в |
| Yönelme hâli | продавцу́ | продавца́м |
| Belirtme hâli | продавца́ | продавцо́в |
| Araç hâli | продавцо́м | продавца́ми |
| Bulunma hâli | продавце́ | продавца́х |
İlgili kelimeler
дава́тьvermekдатьvermekда́нныйverilen, söz konusu; verilen, mevcutзада́чаamaç, hedef, gaye; görev, misyon, hedefда́чаpay, istihkak; yazlık, köşkпрода́жаsatma; satımуда́чаşans, talih; şans, başarı, talihизда́ниеbaskı, neşriyat; eser, yayınизда́тельствоyayıneviдава́тьсяteslim olmak, kendini yakalatmak; verilmek, teslim olmak, kolay gelmekуда́чныйşanslı, hayırlı; şanslı, iyiсда́чаpara üstü; teslim etme, bagaj teslimiпродавщи́цаsatıcı, tezgâhtar; satıcı, tezgâhtar, mağaza görevlisiпо́дданныйtebaa, hükümdarın uyruğuизда́тельeditör; yayımcıпода́чаatış, top atma; sunum, aktarımвы́дачаteslim noktası, dağıtım yeri, çıkış noktası; toplama yeri, toplama noktasıуда́чливыйşanslı; ongun, mutlu, mesut, saadetli, bahtlı, bahtiyar, talihliда́тьсяverilmek, sunulmak, elde edilmekданьvergi, hürmet, saygı, adakпереда́тчикvericiотда́чаverimlilik, etkinlik, fayda; geri tepme, silah tepmesiразда́чаdağıtma; dağıtımпрода́жныйrüşvetçi, yozlaşmış, yoz; satılık, ticariнезада́чливыйuğursuz, şanssız; uğursuz, şanssızпода́чкаyardım, bağış, el açmak; cüzi miktarda para, harçlık, payизда́тельскийyayıneviда́чкаküçük yazlık, küçük kır evi, küçük köşkподая́ниеsadaka, yoksullara verilen gıda, yardım, bağışда́нностьvar olan, kabul edilen, olgu; gerçek, olgu, durumпереизда́ниеyeniden basım, baskı, neşirвернопо́дданныйsadık, bağlı, itaatkârзада́чникproblem kitabı, alıştırmalar kitabıпереда́точныйiletimle ilgili, aktarma amaçlıпода́тельsunucu, başvuran, taşıyıcı, vericiвы́даньеverme, dağıtma, teslim etme, çıkarmaдава́льщикhammadde tedarikçisi, hammadde sağlayıcısı, hammadde veren müşteriда́нноеveri, verilen, datum, veri noktasıподда́чаservis, pas, vuruş, servis vuruşuда́тельныйyönelme hâline ait, datifзадачныйпереда́чкаkısa yayın, küçük aktarım, mini program; küçük paket, bakım paketi, hapishane paketiизда́ньицеküçük yayın, küçük baskı, broşürдава́лецveren, sağlayıcı, bağışçı, katkıda bulunanкорморазда́тчикyem dağıtıcı, yem dağıtım cihazıпересда́чаsınavı tekrar verme, tekrar sınav; tekrar sınav, sınavı tekrar vermeдава́льческийtol, işleme, hammadde işlemeкормораздаточныйпредпрода́жныйsatış öncesi, ön satış
