усло́вие условие

isimnötrcansız

Anlamlar

  1. anlaşma, sözleşmeдоговор, соглашение о чём-либо между двумя или несколькими лицами
  2. şart, hükümстатья договора, определяющая то или иное обязательство либо требование
  3. koşul, şartобстоятельство, от которого что-либо зависит
  4. koşul, şart
  5. ortam, koşullarобстановка, в которой происходит, протекает, делается что-либо
  6. sözleşme, anlaşmaдоговор, соглашение о чём-либо между двумя или несколькими лицами
  7. öngörülen şart, koşul
  8. hüküm, şartстатья договора, определяющая то или иное обязательство либо требование

İsim çekimi

HâlTekilÇoğul
Yalın hâlусло́виеусло́вия
İyelik hâliусло́вияусло́вий
Yönelme hâliусло́виюусло́виям
Belirtme hâliусло́виеусло́вия
Araç hâliусло́виемусло́виями
Bulunma hâliусло́вииусло́виях

İlgili kelimeler

безусло́вноkesinlikle, şüphesiz, mutlaka; kesinlikle, şüphesiz, mutlakaобусло́витьşart koşmak, belirlemek, öngörmek; neden olmak, yol açmak, şartlandırmakслова́рьsözlük; sözlük, lügatусло́вныйkoşullu; koşullu, şartlıсловесны́йsözlüпредисло́виеgiriş, ön söz; önsözусло́вноkoşullu olarak, şartlı olarak, mecazen, kabacaбезусло́вныйkoşulsuz, şartlı olmayan; koşulsuz, tartışmasızслове́сностьedebiyat, filoloji, dil bilimiусло́вностьkoşulluluk, şartlılık; gelenek, konvansiyon, anlaşmaдосло́вноkelimesi kelimesine, aynen; kelimesi kelimesine, harf harfineсловосочета́ниеkelime grubu; sözcük öbeğiслова́рныйsözlükle ilgili, sözcük dağarcığına aitпослесло́виеson söz, bitiş sözü; bitiş, son söz, epilogобусла́вливатьneden olmak, yol açmak; şart koşmak, belirlemekдосло́вныйkelimesi kelimesine, harfi harfineпустосло́виеlaf kalabalığı, konuşma; boş laf, boşboğazlıkпустосло́витьboş konuşmak; saçmalamakславосло́витьövmek, methetmek, yüceltmek, şan etmekслове́сникdilbilimci, filolog, edebiyat öğretmeniсло́вникsözlük, kelime listesi, sözcük seçkisi; sözlükte yer alan kelimeler listesi, sözlük madde listesiсловоблу́диеlaf kalabalığı, boş laf; laf kalabalığı, boş sözсловообразова́ниеkelime türetme, sözcük yapımı; kelime türetme, sözcük yapımıсуесло́виеboş laf, lakırdıсуесло́витьboş konuşmak, boşboğazlık etmek, boş laf etmek, gereksiz konuşmakсловарностьсловари́стsözlükçü, sözlük derleyicisiпосло́вноkelimesi kelimesine, aynen, birebir