уро́дливый
sıfat
Anlamlar
- deforme, bozukдефективный
- deforme, çirkin, bozuk, çarpık
- ürkütücü, çirkinнекрасивый
- bozuk, çarpıkдефективный
- çirkin, ürkütücüнекрасивый
İsim çekimi
| Hâl | Eril | Nötr | Dişil | Çoğul |
|---|---|---|---|---|
| Yalın hâl | уро́дливый | уро́дливое | уро́дливая | уро́дливые |
| İyelik hâli | уро́дливого | уро́дливого | уро́дливой | уро́дливых |
| Yönelme hâli | уро́дливому | уро́дливому | уро́дливой | уро́дливым |
| Belirtme hâli | уро́дливый, уро́дливого | уро́дливое | уро́дливую | уро́дливые, уро́дливых |
| Araç hâli | уро́дливым | уро́дливым | уро́дливой, (уро́дливою) | уро́дливыми |
| Bulunma hâli | уро́дливом | уро́дливом | уро́дливой | уро́дливых |
İlgili kelimeler
роди́тельbaba; ebeveyn, veliприро́даdoğa; tabiatроди́тьсяdoğmakнаро́дныйhalkро́дственникakraba, hısımрожде́ниеdoğum, dünyaya geliş; doğum günüроди́тьdoğurmakприро́дныйdoğuştan gelen; yerli, o yöreden doğmaпоро́даırk, cins, soy; tür, çeşit, cinsрожда́тьсяdoğmakурожа́йürün, mahsul, hasat; hasat, ürün, mahsulпороди́тьdoğurmak, yol açmak, üretmek, yaratmakврождённыйdoğuştan, fıtriрожа́тьdoğum yapmak; doğurmakродня́akraba, yakın; akraba, yakınlarродово́йsoya ait, atalardan kalma, kabileye ait, cinsle ilgiliуро́дucube, çirkin kimse; ucube, pislik, aşağılık herifро́дственныйakraba, kan bağı olan, aileye ait, yakın; akraba, kan bağı olan, aileye ait, yakınроди́мыйsevgili, canım; doğma, öz, memlekete aitроди́тельскийebeveyne ait, anne babayla ilgili; ebeveynlerin, aileye aitпорожда́тьdoğurmak, üremek; neden olmak, yol açmakрожда́тьdoğurmakвы́родокucube, aşağılık herif; yozlaşmış, sapkın, alçakрождество́Noelродни́кkaynakро́динкаbenвсенаро́дныйulusal, halkın tümüne ait; ulusal, ülke çapındaпоро́дистыйsafkan; safkanуро́динаçirkin kimse, çok çirkin insanсаморо́докdeha, doğuştan yetenekli insan; doğal metal külçesi, maden parçasıвырожде́ниеdejenerasyon, bozulma, çöküş; dejenerasyon, bozulma, çürümeсоро́дичsoydaş, yurdash, hemşehri; akraba, soydaşроди́льныйdoğum, doğumla ilgili, doğumперерожде́ниеyeniden doğuş, diriliş, dönüşüm, çöküşро́дичakraba, soydaş, kan bağıнаро́дностьulus, millet, halk, milliyetнароди́тьсяdoğmak, ortaya çıkmak, gelişmek, var olmakзарожде́ниеdoğuş, oluşum, başlangıçро́дненькийsevgili, tatlı, kıymetli, sevimliнарожда́тьсяdoğmak, ortaya çıkmak, var olmak, gelişmekурождённыйdoğuştan, doğmuş, kızlık soyadıyla anılanуроди́тьсяverimli olmak, iyi yetişmek, mahsul vermekотро́дьеyavru, nesil, soy, zümreнарожа́тьçok çocuk doğurmak, doğum yapmak, doğurmakпрароди́тельata, atası, ilk ata, atalarından biri; ilk ata, atasıвсенаро́дноtüm halk tarafından, halkça, halkoyuyla; halk önünde, açıkça, halka açık şekilde, görkemleперероди́тьсяyeniden doğmak, değişip dönüşmek; yenilenmek, yeniden doğmakвы́родитьсяyozlaşmak, bozulmak, türemekвырожда́тьсяbozulmak, değerini yitirmek, nesilden nesile zayıflamak, dejenerasyon geçirmek; bozulmak, değerini yitirmek, zayıflamakроднико́выйkaynak suyuna ait, pınardan gelenурожа́йныйантинаро́дныйhalk karşıtıурожа́йностьverim kapasitesi; ürün verimiро́дыdoğum; doğum, doğum sancısıприродоохра́нныйçevre korumaya yönelik, doğayı korumayla ilgiliнаро́дникhalkçı, popülistнаро́дничествоhalkçılık, populizm, narodnik hareketiнеурожа́йныйverimsiz, kötü hasat verenо́тродуhiç, ömür boyu, ömrü boyuncaроди́тельницаanne, anaсаморо́дныйdoğal halde bulunan, ham, işlenmemiş, safблизкоро́дственныйyakın akraba, kan bağıyla ilişkili, akrabaроди́тельныйilgi hâline ait, tamlayan hâlindeроди́вшийсяdoğmuş, dünyaya gelmişуроди́тьverimli olmak, ürün vermek, bereketli olmakрождённыйdoğmuş, dünyaya gelmişвырожденныйперерождённыйyeniden doğmuş, yenilenmişнарождённыйyeni doğmuş, az önce doğmuşбогоро́дичныйMeryem Ana ile ilgili, Tanrıdoğuran’a ilişkinнаро́дническийроди́менькийsevimli, tatlı, sevgili, yavruурожда́тьverimli olmak, ürün vermek, meyve vermekпо-ро́дственномупо-родительскипринаро́дноразроди́тьсяdoğum yapmak, doğurmak, kurtulmak, doğurup kurtulmakзароди́тьdoğurmak, uyandırmak, yaratmak, başlatmak