зре́ющий зреющий

sıfat

Anlamlar

  1. olgunlaşan, yetişen

İsim çekimi

HâlErilNötrDişilÇoğul
Yalın hâlзре́ющийзре́ющеезре́ющаязре́ющие
İyelik hâliзре́ющегозре́ющегозре́ющейзре́ющих
Yönelme hâliзре́ющемузре́ющемузре́ющейзре́ющим
Belirtme hâliзре́ющего, зре́ющийзре́ющеезре́ющуюзре́ющих, зре́ющие
Araç hâliзре́ющимзре́ющимзре́ющей, зре́ющеюзре́ющими
Bulunma hâliзре́ющемзре́ющемзре́ющейзре́ющих

зреть

fiilbitmemiş görünüş

Anlamlar

  1. olgunlaşmakстановиться спелым
  2. olgunlaşmak
  3. görmek, seyretmek
  4. seyretmek, izlemek

Fiil çekimi

Şimdiki zaman
язре́ю
тызре́ешь
он / она / онозре́ет
мызре́ем
вызре́ете
онизре́ют
Geçmiş zaman
Erilзре́л
Dişilзре́ла
Nötrзре́ло
Çoğulзре́ли
Emir kipi
Tekilзре́й
Çoğulзре́йте

Ortaçlar

şimdikigeçmiş
Etkenзре́ющийзре́вший
Edilgen——
şimdikigeçmiş
Zarf-fiillerзре́язре́в, зревши

İlgili kelimeler

зре́ниеgörme; görme yetisiзре́лищеgösteri, seyirlik, manzaraпрезре́ниеhor görme; hor görme eylemiзре́лыйolgun, yetişkin; olgun, yetişkinсозре́тьolgunlaşmak, yetişmek; olgunlaşmak, pişmekмировоззре́ниеdünya görüşüобозрева́тельgözlemci, yorumcu; muhabir, editör, eleştirmen, yorumcuзре́лостьolgunluk, erişkinlik; olgunluk, olgunlaşmaобозре́ниеinceleme, değerlendirme, yorum, gösteri; izleme, etrafı görme, manzaraсозрева́ниеolgunlaşma, yetişme, pişme, gelişmeпрозре́ниеaydınlanma, içgörü, farkındalıkобозрева́тьincelemek, gözden geçirmek, taramak; gezinmek, etrafı gözlemek, seyretmekпрезре́тьhorlamak, küçümsemek, alaya almakназре́тьolgunlaşmak, yetişmek, çatlamakнезре́лыйyeşil, olgunlaşmamış, henüz olgunlaşmamış, taze; olgunlaşmamış, gelişmemiş, erginleşmemiş, yetişkinleşmemişвы́зретьolgunlaşmak, yetişmek, pişmekвызрева́тьolgunlaşmak, yetişmekперезре́лыйaşırı olgun, çürümeye yüz tutmuş, bozulmuşобозре́тьincelemek, gözden geçirmek, taramak, kontrol etmek; etrafına bakmak, göz gezdirmekперезре́тьaşırı olgunlaşmak, geçkinleşmekдозрева́тьolgunlaşmak, son olgunlaşmaya ulaşmakнедозре́лыйolgunlaşmamış, yeşil, olgunlaşmamışпризре́ниеbakım, himaye (eski, edebi); hayır, bağış, yardımдозре́тьolgunlaşmak, yetişmekперезрева́тьaşırı olgunlaşmakзазре́ниеvicdan azabı, vicdan yarası, çekince