броса́вший бросавший

sıfat

Anlamlar

  1. atan, fırlatan, bırakan

İsim çekimi

HâlErilNötrDişilÇoğul
Yalın hâlброса́вшийброса́вшееброса́вшаяброса́вшие
İyelik hâliброса́вшегоброса́вшегоброса́вшейброса́вших
Yönelme hâliброса́вшемуброса́вшемуброса́вшейброса́вшим
Belirtme hâliброса́вшего, броса́вшийброса́вшееброса́вшуюброса́вших, броса́вшие
Araç hâliброса́вшимброса́вшимброса́вшей, броса́вшеюброса́вшими
Bulunma hâliброса́вшемброса́вшемброса́вшейброса́вших

броса́ть бросать

fiilbitmemiş görünüş

Anlamlar

  1. atmakкидать
  2. bırakmakкидать
  3. fırlatmakкидать
  4. savurmakкидать

Fiil çekimi

Şimdiki zaman
яброса́ю
тыброса́ешь
он / она / оноброса́ет
мыброса́ем
выброса́ете
ониброса́ют
Geçmiş zaman
Erilброса́л
Dişilброса́ла
Nötrброса́ло
Çoğulброса́ли
Emir kipi
Tekilброса́й
Çoğulброса́йте

Ortaçlar

şimdikigeçmiş
Etkenброса́ющийброса́вший
Edilgenброса́емый—
şimdikigeçmiş
Zarf-fiillerброса́ябросав, бросавши

İlgili kelimeler

вы́броситьatmak, çıkarmak, reddetmek; yaymak, fırlatmak, boşaltmakброса́тьсяgöze çarpmak, dikkat çekmek; atılmak, saldırmak, kendini atmakзабро́ситьbırakmak, vazgeçmek; bırakmak, ihmal etmek, vazgeçmekвыбра́сыватьsalmak, bırakmak, yaymak; atmak, çöpe atmak, terk etmekразброса́тьdağıtmak, savurmak; serpmek, dağıtmakподбро́ситьhavaya atmak, yukarı fırlatmak; arabasıyla bırakmak, araçla götürmekсбра́сыватьyığıntı yapmak, döküp bırakmak; küçük kart atmak, el vermekперебро́ситьatmak, geçirmek, aktarmak, taşımakнабро́ситьсяatılmak, saldırmak, hücum etmekподбра́сыватьyukarı taşımak, çıkarmak, getirmek; arabayla götürmek, bir yere bırakmakбросо́кatma, fırlatma, hücum, ani akım, sprintнабро́ситьüzerine atmak, üstüne koymak; üzerine atmak, giyinmekразбра́сыватьsaçmakзабра́сыватьterk etmek, bırakmak, vazgeçmek, bırakıp gitmek; ihmal etmek, bırakmak, ilgisiz kalmakнаброса́тьkaralamak, eskiz yapmak, çizmek, taslak hazırlamak; atmak, savurmak, yığıntı yapmakвы́бросemisyon, atık, salınım; desant, paraşütle inmeнабра́сыватьсяatılmak, saldırmak, üstüne atılmak, eleştirmekперебро́скаnakil, taşıma, aktarmaперебра́сыватьatmak, taşımak, aktarmakнабра́сыватьçizmek, eskiz yapmak; atmak, savurmakзаброса́тьtaşlamak, dövmek, örtmek, ihmal etmek, terk etmekперебра́сыватьсяatıştırmak, geçirmek, sıçramak, fırlatmakвы́броситьсяatlamak, kendini dışarı atmak, intihar etmekвыбра́сыватьсяkendini dışarı atmak, dışarı fırlamakразбра́сыватьсяsağa sola savurmak, gereksiz harcamak, pek çok işe birden girişmekсбросatma, sıfırlama, boşaltma, deşarj, fayразбро́сdağılma, saçılma, yayılmaдобра́сыватьuzak bir mesafeye kadar fırlatmak, erişecek kadar atmakотбро́сыatık, artık, çöp, hurdaвбра́сыватьiçeri atmak, atmak, sokmakвбро́ситьiçeri atmak, atmak, sokmakдобро́ситьatmak, fırlatmak, uzatmakперебро́ситьсяkonuşmak, laf atmak, takılmak, sohbet etmek; üzerinden atlamak, üzerinden geçmek, üzerinden atılmakразброса́тьсяdağılmak, işleri dağıtmak, odaklanmamak, dağılmakвбросsandık hırsızlığı, oyu bozma, seçim hilesi, sahte oy; dezinformasyon, iftira kampanyası, sızıntı, uydurma bilgiвбра́сываниеyayma, sızdırma, yerleştirme, veri girişi; hakem atışı, buz hokeyinde başlama atışıзабра́сываниеihmal, terk etme, göz ardı etme; atma, fırlatma, salmaзабро́сkonuşlandırma, baskın, gönderme; atış, pas, vuruş, fırlatmaзабро́скаhava indirme, teslimat, yerleştirme, konuşlandırmaпробро́сatlama, gözden kaçırma; fazla atma, kaçan pas, hedefi geçen atış